TAC ile 50 Yıl

 

11 Eylül, 2001 yılından beri bütün dünya için maalesef çok önemli bir gün olarak tarihin sayfalarında yerini aldı. Halbuki benim için 11 Eylül çok daha önceden aklıma kazınmış ve hatırladıkça mutluluk duyduğum bir gündür. Sınıf arkadaşlarımın, Salim Erdem (’75)’in doğum gününü hatırlattığını duyar gibi oluyorum. Tabii ki, Salim’in doğum gününü kutlamak da çok önemli ama benim için çok farklı bir anlam ifade ediyor 11 Eylül. Daha doğrusu 11 Eylül 1968…

 

Evet, TAC’nin kapısından ilk girdiğim gün 11 Eylül 1968. Stickler’ın hala devam eden ihtişamı ve sevecenliğiyle bizi ilk kucakladığı gün… O kapıdan adımımı ilk attığımda fark ettiğim gibi içerideki enerji ve hava çok farklı. Ciğerlerinizi bu havayla doldurup enerjiyi de bütün vücudunuza depoladığınızda, başaramayacağı hiçbir konu olmayan bir süper kahramana dönüşüyorsunuz. Bu yüzden 1975’te mezun olduktan sonra, hayatımın her döneminde, başım sıkıştığında, herhangi bir konuyu başarmak için desteğe ihtiyacım olduğunda, ilk başvurduğum hep Stickler olmuştur. Okula gelip enerji depolayarak ve ciğerlerimi havayla doldurarak dışarıdaki dünyada her türlü mücadeleye hazır hale getiriyorum kendimi.

 

Bu yüzden, 11 Eylül 2018 tarihinde de TAC’ye geldim. Çok sevgili Hakan Mutlutürk (’75) de beni yalnız bırakmadı ve birlikte benim okula ilk adım atışımın 50. yılı anısına bu fotoğrafı çektirdik. Tabii ki, akşam acılı şalgamıyla kebabıyla ve Tarsusi kahvesiyle kapanan çok özel bir gün…

 

İyi ki varsın Stickler! İyi ki varsın TAC!

 


Fotoğraflar