Öncelikle Tarsus Amerikan Kolejinin başdanışmanı olmanın benim için büyük bir onur ve ayrıcalık olduğunu belirtmek istiyorum. Seçkin mezunlarımızın da tanıklık edebileceği gibi TAC’nin yani yaşayan bir tarihin parçası olmak, dünyayı çevreleyen ve 130 yıldan daha uzun bir süreye dayanan bir ailenin parçası olmak demektir.

 

Gerçekten çok özel bir okuluz. Akdeniz Bölgesi’nin en iyilerinden biri olarak kabul edilen ve iş dünyası, tıp, iletişim, hukuk, hayırseverlik ve sanat gibi birçok dalda en başarılı liderleri mezun eden okulumuz, Türkiye'deki özel okullar arasında benzersiz bir yere sahiptir.

 

Türkiye’nin 35 farklı şehrinden gelen, neredeyse % 25’i modern yatakhane tesislerimizde kalan, yaklaşık 600 öğrencisi ile deneyimli Türk ve 8 ülkeden gelen yabancı eğitimcilerden oluşan öğretim kadrosuyla Tarsus Amerikan Koleji, küresel anlayışı ve kişisel sorumluluk alma bilincini somut şekillerde besleyen dinamik bir kurumdur.

 

Müfredatımız, 9. sınıfa başlamadan önce tüm öğrencilere anlamlı seçmeli derslerle birlikte yoğun bir İngilizce altyapısı veren İngilizce hazırlık programı ile zenginleştirilmiştir. Milli Eğitim Bakanlığının yanında Uluslararası Okullar Birliği (CIS) tarafından da akredite edilen okulumuz, Uluslararası Bakalorya (IB) Diploma Programı’nı da öğrencilere sunmaktadır.  

 

Akdeniz kıyılarından sadece 16 kilometre içeride, narenciye bahçelerinin ortasında, Toros dağlarının arka planda bulunduğu bir noktada küçük bir şehir olan Tarsus, dünya tarihinin buluşma noktasında yer alır. Kleopatra Kapısı ve Aziz Paul Katedrali gibi görkemli tarihi mekanlar; mimari modelini küçük New England okullarından alan, sakin Tarsus Amerikan Koleji Kampüsü’ne sadece birkaç dakikalık yürüme mesafesindedir.

 

Okulumuz, açık hava etkinlikleri için neredeyse bütün bir yıl boyunca müsaitlik sunan Akdeniz iklimde, ek eğitim ve boş zaman etkinlikleri için iki büyük kente -Mersin ve Adana- ve dünyanın en iyi mutfaklarından bazılarına kolayca erişim sağlanabilen bir konumda bulunmaktadır. Avrupa ve Orta Doğu'daki şehirlere ucuz ve kolay erişim sağlayan İstanbul, Adana’dan sadece bir saatlik bir uçuş mesafesindedir.

 

Sağlık ve Eğitim Vakfı ailesinin bir üyesi olmanın gururunu taşıyan okulumuzun

yalnızca ülkenin veya bölgenin değil, dünyanın en iyi okullardan biri olarak tanınması için öğretmenlerimize, altyapımıza ve müfredatımıza yatırım yapmaya devam ediyoruz.

 

JT Rehill

 

Başdanışman

 

 


Yeni bir eğitim-öğretim yılına başlamanın heyecanı içinde, sizleri sevgi ve saygıyla selamlıyorum,

 

Tarihi MÖ 2000’lere uzanan medeniyetler beşiği Tarsus’ta,1888’de kurulan okulumuzun uygarlık ve çağdaşlık zincirine bir halkayı daha ekleyeceği sürecin başlangıcındayız. Köklerinde dürüstlük, bilgi, hoşgörü, vatandaşlık ve uluslararası anlayış gibi hem evrensel hem de Atatürk’ün kurduğu büyük Türkiye Cumhuriyeti’nin laiklik ve çağdaşlık idealleri olan okulumuz 131 yıldır eğitime katkısını sürdürmektedir. Çağlar ve eğilimler değişir, eğitim ve öğretim zaman içinde beliren ihtiyaç ve koşullara göre şekillenir. Dünya çok hızlı bir değişim ve gelişim içinde olup bilgiye ulaşma, onu kullanma, aktarma ve üretmeye dönük olarak her alanda değişim ve gelişim yaşanıyor.

 

Bireyde davranış değişikliği meydana getirme süreci olan eğitim, bu hızlı değişimden payını almalı ve doğal olarak kendini yenilemelidir. Çünkü bilgiye ulaşma yolları ve hızı, bireyin eğitimden beklentisini de değiştirmektedir. Bilgi artık her yerdedir ve okulların görevi, bilgiyi ezberleyen değil üretebilen bireyler yetiştirmektir. Amaç, onlara anlama, analiz etme ve sorun çözme becerileri kazandırmaktır. Yenilikçi ve yaratıcı düşünce de farklı ve eleştirel düşünmeyle gelişir.

 

Çağdaş eğitimin en belirgin özelliği öğrenci merkezli olmasıdır. Amaç her çocuğun kendi değerlerini tanımasına katkı sağlamak ve toplumda bu bireysel değerleriyle görev almaya hazırlamaktır. Kurumumuz değişimlere uyum sağlamak adına her türlü eğitim-öğretim programını takip etmiştir ve edecektir.

 

Bunun yanında, değişimle güncellenmesi gereken eğitim anlayışının değişmeyen bir yüzü de var: Eğitim yoluyla toplumsal kültürün korunması ve güncellenerek sürdürülmesi. Toplumun kültürü ve değer yargıları eğitim yoluyla yeni nesillere aktarılarak sürdürülmelidir. Örneğin; “hazır ve kalıplaşmış bilgiden çok sorumluluk alıp farklı kaynakları kullanarak, öğrenme ortamına hazırlanarak gelmek” bu kültürün ve yeni eğitim anlayışının temel taşıdır.

 

Dünyanın hızla değiştiği, zamanın kimseye yetmediği ve hızlı bir tüketimin yaşandığı bu çağda, başarı duygusunu tadabilmek için tutunacağımız en temel yapı toplumsal kültürümüz ve değerlerimizdir. Okulumuzun gelenekleri vardır. Bilgi, dürüstlük, hoşgörü, yurttaşlık ve evrensellik gibi temel insani ve küresel kavramları içselleştirmiş böyle bir kurumda herkes birbirine saygı ve hoşgörüyle bakmak, huzur ve dayanışma iklimini korumak durumundadır. Zaten düşünen, sorgulayan, yaratıcı ve eleştirel bakan bir birey kendini başkalarından üstün görmez, kimseyi yargılamaz ve kimseye tahakküm etmez. Eşitlikçidir, katılımcıdır, yardımcıdır ve paylaşımcıdır. Bu ruh, okul hayatının en sıradan hallerine, gündelik ilişkilerine de yansımalıdır. Ancak böyle olduğu takdirde gerçek bir eğitim anlayışı gelişebilir.

“Gerçek ve iyi bir eğitim” öğrencilerinin yeteneklerini ortaya çıkartır.

Bu yeteneğin hem bireyin kendi hedefine hem de yaşadığı toplumun hedeflerine yönelik işlenmesi, böyle bir eğitim sürecinin başarısı olacaktır. “Türkiye için liderler, dünya için liderlik!” sloganıyla ülkemize ve hatta dünyaya nice değerler yetiştirmiş bu büyük ailenin yeni bir üyesi olarak gururla şunu da eklemek istiyorum: Değişen hayata ve yeni eğitim anlayışlarına uyum sağlamak ve bu uyumu en yüksek noktaya çıkarmak, eğitimciler olarak en büyük görevimizdir. Bu bilinç ve sorumlulukla hareket edip, huzur ve dayanışma iklimi içinde, okulumuzu çağdaş eğitimin gereklerine göre yapılandırmaya devam etmeliyiz.

Hepimiz için mutluluk ve başarı dolu bir yıl olsun.

 

Saygılarımla,

 

Ahu Arslan

Okul Müdürü