Sizleri Tarsus Amerikan Kolejinde görmekten büyük mutluluk duyuyorum. Hepinizi; geleneklerimiz ve tarihimiz, zihinsel ve kişisel karakter gelişim konusuna bağlılığımız ve okulumuzun sunduğu harika kaynaklar ve fırsatlar hakkında bilgi edinmeye davet ediyorum. 2020-2021 eğitim-öğretim yılı, bir eğitim kurumu olarak 132. yılımız ve gerçekten de kutlanacak çok şey var:

 

• Etkileyici öğrenci başarıları ve akademik üstünlük geleneği,

• Türkiye'de ve dünyada heyecan verici fırsatlarla dolu, canlı bir öğrenci hayatı,

• Saygın üniversitelere yerleşme ve mezuniyet başarısı – mezunlarımız, Türkiye’nin yanında Avrupa ve Amerika’daki birçok ülkede dünyanın en saygın üniversitelerine devam etmektedir.

 

Kurumumuzun sloganı olan “Türkiye için Liderler, Dünya İçin Liderlik” 1888'de kurulmamızdan bu yana misyonumuzu güçlendirerek hayata geçiyor. Öğrencilerimize, öğretim üyelerimiz ve personelimize rehber olmaya devam eden bu ilke, umuyoruz ki, kurumumuz hakkında daha çok şey öğrendikçe sizin için de daha somut ve görünür hale gelir.  

 

Liderlik ve hizmet kültürü, tarihi boyunca okulumuz için bir mihenk taşı olmuştur. Türkiye'de örnek bir eğitim modeli sunarak, daha güçlü ve daha sağlıklı bir kuruma dönüşerek bugün karşı karşıya olduğumuz zorlukları aşmaya devam ediyoruz.

 

Okul kültürümüz; geleneklerin sunabileceğinin en iyisini sürekli değişen dünyayla harmanlamayı, bu dünyaya kucak açmayı yansıtır. Bu düşüncelerle TAC'a hoş geldiniz diyor, okul toplumumuzun neden bu kadar çok kişi tarafından bir ev ve aile olarak görüldüğünü sizlerin de anlayarak takdir edeceğinize inanıyorum.

 

 

 

Eric Trujillo

Başdanışman

 

 

 

 

 

Yeni bir eğitim-öğretim yılına başlamanın heyecanı içinde, sizleri sevgi ve saygıyla selamlıyorum,

 

Tarihi MÖ 2000’lere uzanan medeniyetler beşiği Tarsus’ta,1888’de kurulan okulumuzun uygarlık ve çağdaşlık zincirine bir halkayı daha ekleyeceği sürecin başlangıcındayız. Köklerinde dürüstlük, bilgi, hoşgörü, vatandaşlık ve uluslararası anlayış gibi hem evrensel hem de Atatürk’ün kurduğu büyük Türkiye Cumhuriyeti’nin laiklik ve çağdaşlık idealleri olan okulumuz 132 yıldır eğitime katkısını sürdürmektedir. Çağlar ve eğilimler değişir, eğitim ve öğretim zaman içinde beliren ihtiyaç ve koşullara göre şekillenir. Dünya çok hızlı bir değişim ve gelişim içinde olup bilgiye ulaşma, onu kullanma, aktarma ve üretmeye dönük olarak her alanda değişim ve gelişim yaşanıyor.

 

Bireyde davranış değişikliği meydana getirme süreci olan eğitim, bu hızlı değişimden payını almalı ve doğal olarak kendini yenilemelidir. Çünkü bilgiye ulaşma yolları ve hızı, bireyin eğitimden beklentisini de değiştirmektedir. Bilgi artık her yerdedir ve okulların görevi, bilgiyi ezberleyen değil üretebilen bireyler yetiştirmektir. Amaç, onlara anlama, analiz etme ve sorun çözme becerileri kazandırmaktır. Yenilikçi ve yaratıcı düşünce de farklı ve eleştirel düşünmeyle gelişir.

 

Çağdaş eğitimin en belirgin özelliği öğrenci merkezli olmasıdır. Amaç her çocuğun kendi değerlerini tanımasına katkı sağlamak ve toplumda bu bireysel değerleriyle görev almaya hazırlamaktır. Kurumumuz değişimlere uyum sağlamak adına her türlü eğitim-öğretim programını takip etmiştir ve edecektir.

 

Bunun yanında, değişimle güncellenmesi gereken eğitim anlayışının değişmeyen bir yüzü de var: Eğitim yoluyla toplumsal kültürün korunması ve güncellenerek sürdürülmesi. Toplumun kültürü ve değer yargıları eğitim yoluyla yeni nesillere aktarılarak sürdürülmelidir. Örneğin; “hazır ve kalıplaşmış bilgiden çok sorumluluk alıp farklı kaynakları kullanarak, öğrenme ortamına hazırlanarak gelmek” bu kültürün ve yeni eğitim anlayışının temel taşıdır.

 

Dünyanın hızla değiştiği, zamanın kimseye yetmediği ve hızlı bir tüketimin yaşandığı bu çağda, başarı duygusunu tadabilmek için tutunacağımız en temel yapı toplumsal kültürümüz ve değerlerimizdir. Okulumuzun gelenekleri vardır. Bilgi, dürüstlük, hoşgörü, yurttaşlık ve evrensellik gibi temel insani ve küresel kavramları içselleştirmiş böyle bir kurumda herkes birbirine saygı ve hoşgörüyle bakmak, huzur ve dayanışma iklimini korumak durumundadır. Zaten düşünen, sorgulayan, yaratıcı ve eleştirel bakan bir birey kendini başkalarından üstün görmez, kimseyi yargılamaz ve kimseye tahakküm etmez. Eşitlikçidir, katılımcıdır, yardımcıdır ve paylaşımcıdır. Bu ruh, okul hayatının en sıradan hallerine, gündelik ilişkilerine de yansımalıdır. Ancak böyle olduğu takdirde gerçek bir eğitim anlayışı gelişebilir.

“Gerçek ve iyi bir eğitim” öğrencilerinin yeteneklerini ortaya çıkartır.

Bu yeteneğin hem bireyin kendi hedefine hem de yaşadığı toplumun hedeflerine yönelik işlenmesi, böyle bir eğitim sürecinin başarısı olacaktır. “Türkiye için liderler, dünya için liderlik!” sloganıyla ülkemize ve hatta dünyaya nice değerler yetiştirmiş bu büyük ailenin yeni bir üyesi olarak gururla şunu da eklemek istiyorum: Değişen hayata ve yeni eğitim anlayışlarına uyum sağlamak ve bu uyumu en yüksek noktaya çıkarmak, eğitimciler olarak en büyük görevimizdir. Bu bilinç ve sorumlulukla hareket edip, huzur ve dayanışma iklimi içinde, okulumuzu çağdaş eğitimin gereklerine göre yapılandırmaya devam etmeliyiz.

Hepimiz için mutluluk ve başarı dolu bir yıl olsun.

 

Saygılarımla,

 

Ahu Arslan

Okul Müdürü